Bilim-Teknoloji

Kara deliklere yolculuk: Bir kez giren bir daha çıkabilir mi?

Paylaş

Evrenin sonsuz derinliklerinde keşfetmek isteyeceğiniz sayısız nokta var. Ancak, bir kara delik muhtemelen listenizin en sonunda yer almalı. Işığın bile kaçamadığı, zamanın büküldüğü bu gizemli kozmik oluşumlar, hayal gücümüzü zorlayan yapılar arasında yer alıyor. Peki, bir kara deliğe girerseniz ne olur? Gelin, bu sorunun cevabını birlikte arayalım.

Kara delik nedir?

Kara delikler, kütle çekiminin olağanüstü bir yoğunluğa ulaştığı, ışığın dahi kaçamayacağı kadar güçlü olduğu bölgelerdir. Işık yaymadıkları için onları doğrudan görmek mümkün değildir. Ancak, çevrelerindeki maddeye uyguladıkları etkiler sayesinde varlıklarını anlayabiliyoruz.

Top Tenz’de yayınlanan makaleye göre evrenimizde iki tür kara delik olduğuna inanılıyor. İlki, Büyük Patlama’dan hemen sonra oluştuğu düşünülen ilkel kara deliklerdir. Bunlar, erken evrende yüksek yoğunluklu madde bölgelerinin kendi kütle çekimleri altında çökmesiyle meydana gelmiş olabilir. Daha yaygın olan tür ise yıldızsal kara deliklerdir. Büyük kütleli yıldızlar ömürlerini tamamladığında, eğer yeterince büyüklerse (örneğin Güneş’in 25 katı kadar), kendi içine çökerek kara delik haline gelirler.

Bir de, galaksilerin merkezinde yer alan süper kütleli kara delikler vardır. Bunların, milyarlarca yıl önce büyük yıldızların çökmesiyle oluştuğu ve zamanla çevresindeki yıldızları ve diğer kara delikleri yutarak büyüdüğü düşünülüyor. Hatta, iki galaksi çarpıştığında, içlerindeki kara delikler de birleşebilir ve daha büyük bir kara delik oluşturabilir.

Evren kara deliklerle mi dolu?

Bu kozmik devlerin ne kadar yaygın olduğu sorusu akla gelebilir. Eskiden, evrende kaç tane kara delik olduğunu tahmin etmek bile zordu. Işığı yakalayamadığımız için onları doğrudan gözlemlemek imkânsızdı. Ancak, kütle çekimsel dalgalar gibi dolaylı yöntemlerle varlıklarını tespit edebiliyoruz.

Günümüzde astrofizikçiler, evrende yaklaşık 40 kentilyon (40 trilyon trilyon) kara delik bulunduğunu tahmin ediyor. Bu sayı, evrenin enginliği göz önüne alındığında çok şaşırtıcı değil. Ancak endişelenmeye gerek yok; çoğu, bizden milyarlarca ışık yılı uzakta.

Kara delikler ne kadar büyük olabilir?

Samanyolu Galaksisi’nin merkezinde yer alan Sagittarius A adlı kara delik, Güneş’in 4 milyon katı büyüklüğünde. Ancak, bu kara delikler arasındaki en büyük örnek değil. Holmberg 15A adlı galakside yer alan süper kütleli kara delik, Güneş’in tam 40 milyar katı büyüklüğünde!

Öte yandan, ilkel kara delikler çok daha küçük olabilir. Teorik olarak, bazıları bir kağıt kıskacından 100 bin kat daha hafif olabilir. Ancak, yoğunlukları o kadar fazla ki, yine de karşılaşmak istemeyeceğiniz gök cisimleri arasında yer alıyorlar.

Bir kara deliğe girerseniz ne olur?

Buraya kadar kara delikleri tanıdık. Ama asıl soru şu: Eğer bir kara deliğe düşerseniz ne olur?

Öncelikle, “spagettifikasyon” adı verilen bir sürece maruz kalırsınız. Evet, yanlış duymadınız! Kara deliğin muazzam çekim gücü nedeniyle, vücudunuzun kara deliğe daha yakın olan kısmı, daha uzak olan kısmına göre çok daha büyük bir çekim kuvvetine maruz kalır. Bu durum, sizi iplik gibi uzatarak paramparça eder.

Ancak, bu her kara delikte gerçekleşmez. Süper kütleli kara deliklerde, kütle çekim kuvvetinin daha geniş bir alana yayılması nedeniyle spagettifikasyon yerine, doğrudan içine düşersiniz. Ama bu daha iyi bir senaryo sayılmaz.

Ölmeden önce ne görürsünüz?

Bir kara deliğe yaklaştıkça, olay ufku adı verilen bir sınırdan geçersiniz. Olay ufku, kara deliğin etrafında yer alan, bir kez aşıldığında geri dönüşü olmayan noktadır. Buradan sonra, ışık bile kaçamaz.

Buna ek olarak, zamanın nasıl işlediği de değişir. Kara deliğe düşen biri için, zaman normal akarken, dışarıdaki gözlemciler için siz giderek yavaşlıyor gibi görünürsünüz. Aslında, bir noktadan sonra tamamen duruyormuş gibi algılanırsınız. Yani, siz içeri düşerken, dışarıdan bakanlar sizi adeta donmuş bir şekilde kara deliğin eşiğinde görebilir.

Kara delikten kaçmak mümkün mü?

Şimdiye kadar bildiğimiz fizik kurallarına göre, bir kara deliğe giren hiçbir şey çıkamaz. Işık bile kaçamazken, bizim bir şansımızın olması pek mümkün değil. Ancak, kara deliklerin yaydığı bazı plazma jetleri var. Bu jetler, kara deliğin içine çekilen negatif enerjili parçacıklar sayesinde oluşuyor ve bazı parçacıkların kara delikten dışarı fırlamasına neden oluyor. Yani, kara delikler tamamen tek yönlü bir yolculuk sunmuyor; ancak bu “kaçış” sadece belirli subatomik parçacıklar için geçerli.

Kara delikler bizim için ne anlam ifade ediyor?

Kara delikler, evrenin en gizemli ve en korkutucu yapılarından biri olmaya devam ediyor. Bir kara deliğe düşerseniz, ne spagettifikasyon ne de zaman genişlemesi size bir çıkış yolu sunar. Şimdilik, bizim için en iyi seçenek, bu kozmik canavarlara uzaktan bakmak ve onları anlamaya çalışmak. Kara delikler evrenin karanlık sırlarını saklıyor olabilir.

Ayşegül Marangoz

Paylaş