İklim değişikliği, günümüzde artık tartışılacak bir konu olmaktan çıkıp, ciddi bir tehdit haline gelmiş durumda. Hâlâ bazı kesimler bu konu hakkında şüpheci yaklaşsa da, bilimsel veriler ve küresel eğilimler, iklimin değiştiğini ve bunun çok büyük etkiler yaratacağını gösteriyor. Peki, iklim değişikliği ne kadar ilerlerse dünya yaşanılmaz hâle gelir?
İklim değişikliği ve hava durumu arasındaki fark
İklim değişikliğiyle ilgili tartışmalarda sıklıkla karıştırılan temel bir kavram farkı vardır: İklim ile hava durumu arasındaki fark. Soğuk hava koşulları, iklim değişikliğini reddetmek için bir gerekçe oluşturmaz. Aslında, iklim uzun vadeli ortalama hava koşullarını ifade ederken, hava durumu yalnızca kısa süreli ve anlık değişimleri anlatır. İklim değişikliği, bu uzun vadeli eğilimlerin sonucudur ve tek bir hava olayı, bu gerçeği değiştiremez.
Küresel ısınma eğilimleri ve 1.5°C’lik sınır
Top Tenz’de yayınlanan makaleye göre küresel ısınmanın hızla ilerlediği gerçeği, artık göz ardı edilemez bir durum. 2023, kayıtlara geçen en sıcak yıl olarak tarihe geçti ve 20. yüzyılın ortalama sıcaklığından 1.18°C daha sıcak bir yıl oldu. Küresel sıcaklıklar, küçük değişikliklerle büyük etkiler yaratabilir. Örneğin, 2023’te sadece ABD’de aşırı sıcaklar nedeniyle 2,700’den fazla insan hayatını kaybetti. Uzmanlar, sıcaklıkların 2030’a kadar 1.9°C ile 2.7°C arasında artmasını bekliyor. Bu artış, fosil yakıt kullanımının yoğun olduğu bölgelerde çok daha belirgin olacak.
Paris anlaşması ve 1.5°C’lik hedef
Paris Anlaşması’nda belirlenen hedef, sanayi devriminden önceki sıcaklık seviyelerinin 1.5°C artışla sınırlı tutulmasıydı. Ancak 2024 yılı itibarıyla bu hedef aşıldı ve sıcaklıklar hızla artmaya devam ediyor. Eğer bu artış devam ederse, ekosistemler, tarım alanları ve su kaynakları büyük zarar görecek. Ayrıca, aşırı sıcaklar, insanlar üzerinde ölümcül etkiler yaratacak. Örneğin, Hindistan ve Pakistan gibi bölgelerde 2°C’lik artış, 2.2 milyar insanı etkileyecek ve bu bölgelerde yaşam koşulları ciddi şekilde zorlaşacak.
İklim değişikliği: Neden inkâr edilemez?
Bazı kişiler, Dünya’nın ikliminin tarih boyunca değiştiğini öne sürerek iklim değişikliğini reddetmeye çalışıyor. Ancak bu bakış açısı, önemli bir gerçeği gözden kaçırıyor: Bugün yaşadığımız değişiklikler, doğal süreçlerin çok daha hızlı bir şekilde ilerlemesiyle gerçekleşiyor. NASA verilerine göre, bilim insanlarının %97’si, iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinden kaynaklandığını kabul ediyor. Bu hızda bir değişim, daha önce karşılaşmadığımız doğa felaketlerine ve ekosistem tahribatına yol açabilir.
Ne yapmalıyız?
Dünya, iklim değişikliğinin etkileriyle boğuşuyor ve bu süreç hızla ilerliyor. Sıcaklıklar artmaya devam ederse, yaşanabilir alanlar giderek azalacak. 2°C’lik artış bile milyarlarca insanın yaşamını tehdit edebilir. Küresel ısınma, yalnızca sıcaklık artışıyla sınırlı kalmayacak; aynı zamanda deniz seviyesinin yükselmesi, kasırgaların, sellerin ve kuraklıkların sıklığının artması gibi felaketlere yol açacak.
Peki, ne yapmalıyız? Bilim insanları, bu sürecin yavaşlatılması için fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması ve sera gazı emisyonlarının ciddi şekilde düşürülmesi gerektiğini vurguluyor. Bu sadece çevreyi korumak için değil, aynı zamanda insanlık için hayatta kalma mücadelesi vermek adına da kritik bir adım.
Sonuç olarak, iklim değişikliği şüphesiz bir gerçek. Ne kadar hızla ve ne kadar büyük bir yıkıma yol açacağını tam olarak kestiremiyoruz, ancak bu süreçte atacağımız adımlar, geleceğimizin şekillenmesinde belirleyici olacak.
Ayşegül Marangoz